Dövme Ankara – Koç Burcu Dövmeleri

Ağustos 6, 2013 de Burç Dövmeleri, Dövme, Dövme Ankara, Tattoo, Tattoo Ankara

Koç Burcu Dövmeleri

Koç Burcu Dövmeleri

Dövme Ankara arşiv yazıları arasındaki koç burcu dövmeleri ve koç burcu dövmelerinin anlamı konusu aşağıda anlatılmıştır. Dövme Ankara üzerinde bulunan diğer burç dövme modellerine ulaşabilmek için dövme Ankara kategorisini incelemeniz yeterlidir.

Koç burçları pozitif enerjileri ile bilinirler. Oldukça hareketli olan koç burçları meraklı ve pratiktirler. Enerjileri başlarına beladır. Hiçbir durum karşısında coşku, üzüntü ve diğer duygularını ört bas edemezler. Bu yazının devamını oku →

Burç Dövmeleri

Haziran 7, 2013 de Burç Dövmeleri

Astroloji, yıldız falına verilen isimdir. Gök cisimle­rinin, özellikle gezegenlerle yıldızların hareketleri ve varsayılan etkileri göz önüne alınarak insanların ve ülkelerin yazgısı üzerine sonuç çıkarma savında olan, hiçbir bilimsel temele dayanma­yan uğraş dalı. Astroloji, kişilerin ge­leceğini, doğdukları sırada yıldızların ve öteki gök cisimlerinin konumlarına bakarak çıkarmaya çalışır. Bu işle uğ­raşanlara astrolog denir.

Astrolojinin, ilk uygarlıklara kadar uzanmakla birlikte, İsa’dan yaklaşık 1000 yıl önce Babil’de başladığı sanı­lır. Babilliler, gezegenler ve bunların hareketlerinin, kralların ve toplumların yazgılarını etkilediğine inanıyorlardı. Babil kültürü, sonradan Eski Yunan kültürünün etkisinde kaldığı zaman, astrolojileri de tüm Batı dünyasından etkilendi ve gelişerek doğuya yayıldı. Eski Mısır, Yunan ve Aztek gibi ülke­lerdeki astrologların, son derece geliş­miş astrolojik sistemleri vardır. Hü­kümdarlar saraylarında, önemli karar­larından önce danışacakları astrologlar (müneccimler) bulundururlardı. Ancak kendi yazgılan ve devlet işlerinin iler­de nasıl gelişeceği konusunda araştır­malar yapmaları ve bunları halka yay­maları yasaktı. Bu nedenle birçok ül­kede astrolojiyle uğraşmak çok tehli­keli bir işti. Yine de bu ülkelerdeki astroloji kaynakları edebiyat, din ve mitolojide önemli bir yer tutar.

İÖ 3. ya da 2. yüzyılda Yunanlılar, ge­zegen ve yıldızların her birinin ayrı et­kileri olduğunu öne sürerek astroloji geleneğinde yeni bir çığır açtılar, özel­likle bir kişinin doğduğu anda, geze­genlerin ve öteki gök cisimlerinin ko­numlarının, o kişinin aim yazısı ve ki­şiliği üzerinde etkili olduğuna inanılı­yordu. Bu tür astrolojiye doğumsal antropoloji (natal astroloji) denir. Na- tal astroloji İS 2. yüzyılda Ptolemaios ile doruğa çıktı. Hem astronom hem de astrolog diye tanınan Ptolemaios, 4 ciltten oluşan ve bugün bile “astroloji­nin İncili” olarak kabul edilen Tetra- biblos’u derledi.

Orta çağda astroloji güncel bir konuy­du. Fakat 16. ve 17. yüzyılda Copemi- cus ve Kepler, Güneş Sistemi’nin mer­kezinin Yer değil de Güneş olduğu kanıtlandıktan sonra, astrolojinin etkinli­ği giderek azaldı. Astroloji, Güneş, Ay ve gezegenlerin olumlu ve olumsuz tit­reşimler yaydığına inanır. Titreşimle­rin birbirleriyle uyumlu ve iyi ya da uyumsuz ve kötü durumları, belirli bir anda gök cisimlerinin birbirlerine ve Yer’e yönelik konumlarıyla ortaya çı­kar. Bununla birlikte, astroloji her şeyi yazgı ve kısmete bağlamaz. Temelde, kişinin, gezegenlerin birbirlerine göre konumlarından daha güçlü bir gizil gü­ce sahip olduğunu kabul eder.

BURÇLAR KUŞAĞI (ZODYAK),

Güneş’in görünen yıllık hareketi nedeniyle, gökyüzünde çizdiği yörüngeyi merkez kabul eden dairesel kuşak. Tü­müyle düşsel olan bu kuşak, merkezi çizginin (ekliptiğin) güney ve kuze­yinde, yaklaşık 8°’lik eşit iki dairesel yayla sınırlandırılmış olup kuşağın ge­nişliği 16°, Ekvator düzlemiyle eğimi ise 23.5°’dir. Bu kuşak ılım noktaların­da (ekinoks) iki kez gök ekvatorunu keser. Burçlar kuşağı, Ay ve Venüs dı­şında, başlıca gezegenlerin de yörünge düzlemlerini içine aldığından, gerek astronomi gerekse astrolojide, ilk za­manlardan bu yana birçok kişinin ilgi­sini çeken bir bölge olmuştur.

Burçlar kuşağı, her biri 30°’lik bir alan kaplayan 12 eve ayrılmıştır. Bunlara burç denir. Bu burçların adlandırılma­sı İ.Ö 2. yüzyılda yaşamış Yunanlı gök bilimci Hipparkhos’a mal edilir. Onun yaşadığı dönemde ilkbahar ılımı Aries (Koç) Takım yıldızında bulun­duğundan burçlar kuşağının ilk burcu­da Koç oldu. Bundan sonra, ilkbahar noktasından doğuya doğru olmak üze­re, geriye kalan 11 burç da, o sırada orada bulunan takımyıldızın adını aldı. Bunlar kuşağının 12 takımyıldızı, burçların adı ve işaretleri şunlardır:

1. Aries (Koç), 2. Taurus (Boğa), 3. Gemini (İkizler), 4. Cancer (Yengeç), 5. Leo (Aslan), 6. Virgo (Başak, Baki­re), 7. Libra (Terazi), 8. Scorpius (Ak­rep), 9. Sagittarius (Yay, Okçu), 10. Capricomus (Oğlak, Teke), 11. Aqua- rius (Kova, Saka), 12. Pisces (Balık­lar).

Görüldüğü gibi, Terazi dışında tümü canlı varlıklara, özellikle hayvanlara ilişkin adlardır. Suyla ilgili olan son üç burç Oğlak (Deniz Keçisi), Kova (Saka) ve Balıklar, yağmur mevsimini simgeler. Güneş bu burçlara girdiğin­de, yağmur mevsimi de başlar. Aslan burcuna girdiğinde ise yaz sıcaklıkları gelir.

Hipparkhos zamanında, burçlar adlan- nı aldıkları takımyıldızlarıyla hemen hemen aynı yerlerde bulunmaktaydı­lar. Ancak Yer’in öncelimi (presesyon) nedeniyle ılımlar, burçlar kuşağı ta­kımyıldızları arasında, batıya doğru bir kayma gösterir. Bu kayma 26 bin yılda bir tam tur yapacak biçimdedir. Böylece burçlar kuşağında ılımla bir­likte hareket eden burçlar da, adlarını aldıkları takım yıldızlarına göre, batıya doğru, sürekli olarak hareket ederler. Günümüzde, Güneş 21 Mart dolayla­rında ilkbahar ılımına gelip de Koç burcuna girince, Bahklar Takımyıldı- zı’nın batısında bulunur. Bu anda bu­lunması gereken Koç Takımyıldızı’na ise ancak Nisan sonlarında girer. Bu nedenle Koç burcu günümüzde Balık­lar Takımyıldızı ile örtülmüştür. Burçlar Kuşağı Işığı (Zodyak Işığı), Güneş’i çevreleyerek her iki yanında, tutulum düzlemi boyunca uzanan, sö­nük gökyüzü aydınlanması. Güneş’e yakın bölümü en parlak olup giderek gözle seçilemeyecek kadar sönükleşir. Merkezinde Güneş’in bulunduğu elips biçimindedir. Son zamanlara kadar bu ışık, ay ışığının olmadığı açık geceler­de ve ancak burçlar kuşağı içinde ya da yakınında görülebildiğinden bu adı almıştır. Burçlar kuşağı ışığı, gecenin ilk saatlerinde batıda ve şafak sökme­den önce doğuda görünür. Kuzey en­lemleri için en iyi görüş mevsimi; ak­şam görmek için ilkbahar, sabah gör­mek içinse sonbahardır. Burçlar kuşa­ğı ışığının, Güneş’in yörünge düzlemi {tutulum düzlemi) yakınında, Güney çevresinde dönen tozdan bir kuşakça yayılan Güneş ışınlan olduğu ileri sü­rülmektedir. Tayf incelemeleri de bu ışığın Güneş ışığıyla aynı olduğunu göstermektedir. Burçlar kuşağı ışığıy­la benzerlik gösteren öteki bir olay da karşı kızıllık (Gegenschein) denilen, gökyüzünde, Güneş’in bulunduğu ye­rin tam tersinde oluşan, sönük aydın­lanmadır. Bu aydınlanmayı ancak bu konuda bilgi sahibi olan ve göz­leme alışık kişi görebilir. Haziran, temmuz, aralık ve ocak aylarında gör­me olasılığı daha büyüktür. Işığı aşırı sönük ve dağınık olduğundan boyutla­rı konusunda tahminde bulunmak olanaksızdır. Bu ışığı, fotoelektrik olarak gözlemek ya da geniş açılı bir fotoğraf makinesiyle görüntülemek olasıdır.

[nggallery id=6]